Stratejik yatırıma hazır, gübrede yerlilik artacak

Pandemi ve savaşlarla birlikte gıdaya artan talep, gübre üretimini stratejik konuma taşıdı. Son dönemde artan hammadde fiyatları gübreye de yansımış durumda. Bu artış ve iklim koşulları ister istemez gübre kullanımına da yansımış. Devletin rakamlarına göre geçen yıl yüzde 9 bu yılın ilk 3 ayında ise yüzde 30 düşüş söz konusu. Ayrıca Türkiye gübre üretiminde kendi kendine yeter durumda değil. Bu nedenle hammaddesi de dahil ithal ediliyor. 

Çiftçi için kritik 

Çiftçinin tükettiği ve tüketmesi gereken ürünler arasında ‘üre’ öne çıkıyor. Üre taban gübresi olarak çiftçi için vazgeçilmez, olmazsa olmaz bir ürün. Türkiye’de sadece tarım için kullanılan genel gübre miktarı, yaklaşık 6.5-7 milyon ton. 2021’de tüketilen toplam ‘üre’ miktarı ise 3 milyon tonun üzerinde. Bunun sadece 500 bin tonu üretilebiliyor. 2.6 milyon tonu ise ithal ediliyor. İthalatta Rusya, Ukrayna ve Ortadoğu öne çıkıyor. 

‘Ürede tek şirketiz’ 

51 yıldır Türkiye’de üre üreten tek şirket ise Yıldızlar Yatırım Holding çatısı altında faaliyet gösteren İstanbul Gübre Sanayii AŞ (İGSAŞ). Şirket ihtiyacın yüzde 15’ini karşılıyor. Sektördeki gelişmeleri ve yatırım stratejilerini paylaşan İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “Türkiye’de gübre ihracatı kayda bağlı, ancak üre hariç. Çünkü ürede yüzde 85 net ithalatçıyız. Yani Türkiye’nin daha fazla üre fabrikası kurulmasına ihtiyacı var” dedi. 

Yerliliğin önemi büyük 

Gübre ihtiyacını yerli imkanlarla karşılamak ve açığı kapatmak için yaklaşık 700 milyon dolarlık 3 yeni yatırıma hazırlandıklarını aktaran İlkay Ünal şu bilgileri paylaştı: “Türkiye’de kullanılan toplam gübrenin yüzde 30’u üre. Biz de Kocaeli’nde ikinci üre tesisimizi kurma kararı aldık. Yılsonuna kadar tüm izinleri alıp Türkiye’ye 630 bin tonluk yeni bir üre fabrikası kurmak istiyoruz. Bu yatırımın miktarı da yaklaşık 500 milyon dolar olacak. Tesis üretime geçince üre ihtiyacının yüzde 30’unu karşılayacağız.” 

Gübrede fiyat ne kadar arttı?

Azotlu gübrelerin hammaddesi doğal gaz. Doğalgazın fiyatı 14 ayda yüzde 900 arttı. Ünal, “Hammadde fiyatı artarken, gübre fiyatını da artırmanız lazım, ancak bunu yapmadık. Hammaddelerin ciddi bir kısmı ithal ediliyor, girdi maliyetleri artıyor. Maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmıyoruz, maliyet optimizasyonu yapıyoruz. Kardan taviz veriyoruz, borçlanma yapımızı değiştiriyoruz. Çiftçiye, uygun fiyatlı gübre tedarik etmeye çalışıyoruz” dedi.

Kütahya ve Samsun için yeni planlar var

İkinci yatırımın Kütahya’da gerçekleşeceğini ileten İlkay Ünal, “Kütahya’da farklı bir yatırımımız var. Türkiye’de üretilmeyen bir gübre üreteceğiz, 150-200 bin tonluk bir ürün olacak. Diğeri de hem nitrik asit kapasitemizi artıracağız hem de nitrat kapasitesini yüzde 10 üstüne çıkaracak bir yatırım olacak. Yaklaşık 200 milyon dolarlık bir yatırım olacak. Kocaeli’nde 500 milyon, Kütahya’ya da 200 milyon dolarlık yatırım çalışıyoruz. Samsun’da ise organik ve kompoze gübre tesisi hazırlığındayız. Yatırım bedeli 150-200 milyon dolar” diye konuştu.

Kuruluşu 132 yıl öncesine uzanıyor

Yıldızlar Yatırım Holding’in kurucusu Yıldız ailesi, 1890’lı yıllarda Trabzon’da orman ürünleri sektörüne giriyor. Holding 2004’te, Kütahya Azot Fabrikası ile İGSAŞ’ı satın alıyor. İGSAŞ’ın kullanım hakkı 49 yıllığına alınıyor, Kütahya Azot tüm varlığıyla ailenin tapulu malı oluyor. İki tesis de İGSAŞ tüzel kişiliği altında. Antalya’da özel gübreler üreten bir tesisi ve İGSAŞ bünyesinde üç gübre üretim tesisi var. Bunlar; Kocaeli, Kütahya, Antalya’da, Samsun’daki fabrika da bu sayıya eklenecek. İGSAŞ, İSO 500’de 90’ıncı sırada yer aldı. 740 çalışanı var.

Yerin 8 kat altında susuz tarım fırsatı

“Üniversite ve kurumlarla ‘akıllı tarım’ çalışmalarımız var” diyen Ünal, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün şemsiyesi altında Kağıthane İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Kağıthane Belediyesi ile dikey tarım projesi yürütüyoruz. Belediyeye ait bir otoparkta yerin 8 kat altında güneş, rüzgâr, hava akımı ve toprağın olmadığı bir yerde tarım yapılacak. LED ışıklar ve sensörlerle, topraksız ve minimum suyla tarım yapacağız. Böylece atıl birçok yeraltı mekanı şehirlerde tarlalara dönüşebilecek” dedi.